Alüminyumun tarihçesi, 1886’da elektroliz yönteminin bulunmasının ardından endüstriyel çapta kullanılmasıyla başlar. Oksijen ve silisyumdan sonra dünyada en çok bulunan 3. element olma özelliğine sahiptir.

Alüminyumun tuzlarını, eski Yunan ve Romalılar boyaların renklerini sabitleştirmek ve kanı durdurmak amacıyla kullanmıştır. 1827 yılında Friendrich Wöhler, susuz alüminyum klorürü ve potasyumu karıştırmış ve ayrıştırmıştır. Fakat bu tarihten iki yıl önce Danimarkalı fizikçi ve kimyacı Hans Christian Oertstad saf olmayan bir formda üretmiştir. Bu sebeple Almanaklarda ve kimya literatüründe alüminyumu ilk bulan kişi Hans Christian Oertstad olarak geçmiştir.

Alüminyumun tarihi gelişimine baktığımızda Henri Saint-Claire Deville potasyum yerine daha pahalı bir element olan sodyumu kullanarak daha çok geliştirdiğine tanıklık ederiz. 1886’da ise Amerikalı Charles Martin Hall, alüminyumun elektrolitik bir yöntemle eldesine dair patent başvurusunda bulunmuştur. Yine aynı yıl Hall dışında Fransız Paul Héroult aynı yöntemi Avrupa geliştirdi. Dolayısıyla bu iki bilim adamının katkılarına hitaben adları verilmiş Hall- Héroult işlemi günümüzün alüminyum cevheri eldesi noktasında dünyada kullanılan en yaygın yöntem olmuştur.

Alüminyumun Kimyasal ve Fiziksel Özellikleri

Alüminyumun kimyasal sembolü Al’dir. Periyodik tabloda 3-A grubunda yer alan alüminyumun atom numarası 13 olup, atom ağırlığı 26,97’dir.

  • Fiziksel özelliği ise gümüş beyazı, gri renkte olup parlak bir görünüme sahiptir.
  • Erime noktası 650 derece, kaynama noktası ise 1800 derece olup sıcaklığa karşı oldukça dayanıklıdır.
  • Alüminyum hemen hemen çelik kadar dayanıklıdır. Bununla birlikte elektrik ve ısı iletkenliği yüksektir.
  • Toksik olmadığı gibi alev almaz, boya ihtiyacı da duymaz.
  • Alüminyumun en işlevsel özelliği tüm hava şartlarına, yiyeceklere, çeşitli kimyasal sıvı ve gazlara karşı son derece dirençli olmasıdır.

Alüminyumun Kullanım Alanları

Alüminyumun kullanım alanları sayısı bilinemeyecek kadar fazladır. Pencere, mutfak, uçak, otomobil, bisiklet, otomobil motorları, korkuluklar, süs eşyaları, inşaat sektöründe profil malzemesi, ambalaj malzemesi, karayolları trafik ve yön işaretleri sistemleri gibi sayısı daha da fazla olan alanlarda kullanılır. Yapısı itibariyle oldukça hafif, maliyet bakımından ekonomik ve iyi bir elektriksel iletkenliğinin olması bu tür alanlarda tercih sebebi olmasını sağlamıştır.